Linç Kültürünü Neye Borçluyuz? – Webtekno

· Yazar: Hüseyin caliskan

Linç Kültürünü Neye Borçluyuz? – Webtekno

Sosyal paylaşım platformunda birilerinin birilerini “linçlemediği” günler sayılı. Peki bu yönteme bu kadar sık başvurulmasının ardında hangi sebepler yatıyor olabilir?

Bir süreliğine toplumsal medya kullanmış veyahut ona maruz kalmış her önüne gelen linç kültürü, linç yiyecek benzer biçimde kavramlara aşina. tekrar de ansiklopedik davranalım ve özetlemek gerekirse özetleyelim. 

Bir şahıs veya grubun, bulunmuş olduğu düzenin egemen kabul ve anlayışlarına yamuk yaptığında görmüş olduğu toplu ve şedit tepkiye linç deniyor. Bütün bu sürecin hemen hemen sıfır derecede kaynayan su netliğinde toplumun tunç yasası haline gelmesine de linç kültürü demek mümkün.

Linç kültürünün kökenleri ve batıdaki “cancel culture” terimi:

linç kültürü

garba daha oldukca cancel culture ismiyle kavramsallaştırılan bu fenomenin kalabalıkların gücüyle toplumun sakıncalı uçlarına bir nevi ayar çekme mekanizması olarak işlediğini sözcüklerle ifade etmek mümkün. 

İLGİLİ HABER

Kevin Spacey ve Niceleri ile Hayatımızda Yer Edinen “İptal Kültürü (Cancel Culture)” ne demektir, Niçin Bu Kadar çoğaldı?

Her ne ölçüde sosyal paylaşım platformunda altın çağını yaşayıp kavramsallaştırılmış olsa da, linç kültürü adı verilen şeyin insanlık zamanı kadar eski bulunduğunun altını çizik atmak, bir şeyler karalamak gerekmektedir. 

Bundan yüzlerce hatta binlerce sene evvel, insanlığın avcı toplayıcı topluluklardan müteşekkil olduğu zamanda bile bir anlamda vardı linç kültürü. Yol arkadaşlarına ters düşen, aykırı fikirlere haiz siyah koyunlar günün sonunda topluluktan men edilmelidir, çetin tabiat şartlarında tek başına hayatta kalması pek mümkün olmayan bu kimseler ölümle yüzleşmek durumunda kalırdı. Bundan 2400 sene evvel Sokrates, sakıncalı fikirleriyle gençlerin kafasını bulandırdığı iddiasıyla Atina hükümeti tarafınca baldıran zehiri içmeye zorlanmıştı. 

İLGİLİ HABER

Sokrates Niçin Belli Bir Eğitim Seviyesine Haiz Olmayanların rey Vermemesi Icap ettiğini Düşünüyordu?

Kadim zamanların aksine linç kültürü adı verilen şeyin bugünlerde can almış olduğu pek vaki değil. Bunun yerine faillerin cemiyet nezdindeki itibarları, cürümlerinin çapına nazaran bir süreliğine veya müddetsiz şekilde çöpe atılıyor. Bu da faile maddi ve içsel hasar olarak art dönüyor.

Peki niçin linç kültürü yaygınlaşıyor?

cancel culture

Onu bu denli cazip icra eden tek bir unsur yok. Kitle iletişiminin soluk alabilmek kadar akışkanlaştığı bir zamanda yaşamamız, bir şeylere toplumsal medya üstünden tepki göstermenin oldukça zahmetsiz olması benzer biçimde sebepler ilk akla gelenler. Sadece büyük ihtimalle daha güçlü sebepler olarak, hayatta kalma içgüdüsü ve kitlelerin hakkaniyet sistemine ve kurumlara güvensizliğinden bahsedilebilir.

İnsanlar, her diri benzer biçimde ziyan görmekten korkmuş olduğu için, toplumun normlarına aykırı davranan kimselerin bu ziyan görme ihtimallerini artırmasından kaygı duyarlar. Bu benzer biçimde aykırılıkların toplumsal dokuyu tesis eden bağları koparmasından kaygı ederler. Hepsi bir çok süre sezgisel düzeyde cereyan eder. 

Bir toplumda düzeni tedarik etmek büyük ihtimalle devletin sorumluluğunda olsa da, bir çok karşısında kurumların işlememesi veyahut yetersiz kalması (veyahut çeşitli durumların kurumları ilgilendirmemesi) ihtimali daima olduğu bilinmektedir. Bu aşamada insanoğlu gerekirse sorumluluğu ellerine alıp düzeni kendileri tesis yapmak eylemek isterler.

Bir dönemin sokaklara dökülen öfkeli linç kalabalıkları, günümüz şartlarında toplumsal medyanın her an tetikteki hesap sorucuları bu davranışa birer örnektir. Tek bir insanoğlunun kuvveti köklü değişimlere yetmez, fakat benzer biçimde düşünen bir grup kalabalık, tarihin akışını dahi değiştirebilir. Bu da tekrar tarihin bizlere öğrettiği sayısız dersten yalnızca biridir.

tekrar tarihin bizlere gösterdiği, her koşulun kendi çözümlerini üretmesidir. Batman benzer biçimde:

batman

Batman, ilk sayısı 1939’da yayınlandıktan kısa süre içinde gezegenimizin en sevilen süper kahramanlarından birisi haline gelmişti. Peki Batman’i bu denli mühim icra eden neydi? Gece vakti haydut döven yarasa kostümlü bir adam günümüz dünyasında ortaya çıksaydı bu kadar sevilir miydi?

Şüphesiz Batman’i adaletin çekici haline getiren şey, sadece ortaya çıkmış olduğu devrin şartlarına bakılarak anlaşılabilir. 1930’lar Amerika’si Büyük Bunalım’ın yaralarını sarmaya işçi, kabahat oranlarının zirve yapmış olduğu, büyük kentlerin mafyaya teslim olduğu bir periyodu temsil ediyordu. Polis hem teknik, aynı zamanda operasyonel anlamda zayıftı. Asayişi tedarik etmek bugünkü kadar basit değildi. 

İşte bu şekilde bir ortam tam da Batman benzer biçimde adil, güçlü, otomobilinde güvenlik kemeri bile bulunmayan polis teşkilatının aksine havalı oyuncakları ve silahları olan, gece vakti karanlık dehlizlerde ve fasıla sokaklarda korkusuzca etkinlik gösterebilen bir yargıcın oldukca sevilmesine olanak tanıdı. O vakitler toplumun gereksinim duyduğu, Batman’di.

gün itibariyle mü?

linç

gün itibariyle Batman’e gerek yok. Gelişen teknoloji, yazışma imkanlarımız, devletlerin danışma ve gözetleme kabiliyetleri olanakları sayesinde Batman benzer biçimde maskeli karakterlere lüzum kalmadı. Suçlar bir halde hallediliyor. Kalan şeylerin düzeltilmesi için lazım olan şey de bir çok süre, bir grubun “yanlış” olanı iyice yüksek bir sesle haykırması. Gerisi kendiliğinden geliyor aslına bakarsanız…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

The maximum upload file size: 256 MB. You can upload: image, audio, video, document, spreadsheet, interactive, text, archive, code, other. Links to YouTube, Facebook, Twitter and other services inserted in the comment text will be automatically embedded. Drop file here