Asrın zerzele felaketi olarak vasıflandırılan depremde yüzlerce hatta binlerce can kaybı yaşandı. ülkemiz coğrafi konum olarak zerzele bölgesinde içeriyor ve zaman zaman bu gerçekle karşı karşıya kalınabiliyor. Kahramanmaraş merkezli yaşanmış olan iki yıkıcı zerzele bu gerçeği yine gün yüzüne çıkardı. Zelzele sonrasında;
- Psikosomatik emareler olarak, kafa, göğüs, mide organını ağrıları, bulantı, soluk darlığı benzer biçimde fizyolojik tepkiler verilebilir.
- Suçluluk duygusu ile günlük işleri ve toplumsal çevreyi etkileyebilir.
- Ölüm, yaşamın anlamı benzer biçimde kavramlar üstünde kendilerini daha oldukca sorgular hale gelebilir.
- İştahsızlık, uyku problemleri, kaygı problemleri, hiddet, üzüntü, duyguları yaşanabilir
sürekli olarak kendini zerzele bölgesindeki kişilerle karşılaştırma uygulayarak yaşamının akışını bozabilir.
Yiyecek yerken, uykuda iken günlük tekrarlayan işlerinde suçluluk duygusu yaşananabilir.
Zelzele sonrasında depremzede ve yakınlarının yaşadıkları güç süreç karşısında ruhsal sağlıklarını koruması gerekmektedir. Düzgüsel hayata geçiş sürecinde dikkat edilmesi ihtiyaç duyulan unsurular bulunmakta. Peki, düzgüsel yaşam geçiş sürecinde neler yapılmalı?

Depremzedeler, yakınları ve zerzele bölgesinde var olan kişilerin yaşadıkları vaziyet asla basit değildir. Kaygı, üzüntü, sevdiklerin kaybının acısı, itimat içinde olmadıklarına dair akıllarına gelen düşüncelerle ve kayıplarla beraber kendine yönelen suçlamalarla süregiden bir takım ağır durumu deneyimlemek zorunda kalmaktadırlar. Felaketin şiddetine, ani ve beklenmedik oluşuna, ölüm ve tahribat oranına bağlı olarak, tesirleri artabilecek olup, 1 seneden 8 seneye kadar uzanan ruhsal tesirleri ile, spesifik fobi, anksiyete ve psikosomatik rahatsızlıklar kişiye eşlik edebilmektedir.
Vatanımızda oldukca çok görülen zerzele felaketi fizyolojik tahribat ve ölüm haricinde, hayatta kalanları en oldukca zorlayan ruhsal sorunlara yol açan bir afettir.

Depremzedelerin, yakınlarının ve bölgede var olan kişilerin anksiyete, ürkütücü emarelerini azaltmada faydalı olduğu herkesçe malum olan ruhsal tedavilerden destek alması önem teşkil eder.
Zelzele felaketinin yaşattığı problemlerle başa çıkma stratejileri içinde; sorun esas alan kafa etmede, stresli durumu denetim ederek değiştirmeye yönelik çabalar, his esas alan kafa etmede ise stresin niçin olduğu, kişiyi huzursuz eden duyguları düzenlemeye yönelik çabalar oluşmaktadır.
Depremden sonrasında günlük yaşamı sorgulama, meydana getirilen her işin anlam ifade etmeyen gelmesi benzer biçimde ruhsal çöküntüler yaşananabilir. Bir uzmandan destek alınması bu kişilerin düzgüsel hayata art dönmesi ve yaşamın akışına tekrardan uyması mevzusunda büyük rol oynamaktadır
