Etrak-ı bi algı ne anlama gelir? Benzer biçimde soruların sıkça arama motorlarında arandığını müşaahade ediyoruz. Peki Etrak-ı bi algı ’ın anlamı nedir? Etrak-ı bi algı Türk ne anlama gelir? Osmanlı’da Türk oluş niçin zordu? Osmanlı’da Türk demek yasak mıydı? Osmanlı Türkleri sevmez miydi? Benzer biçimde sorularınıza herdembilgiler’da cevap bulabilirsiniz.
Etrak-ı bi algı ‘ın anlamı nedir?
Etrak-ı bi algı Türk, kısaca idraktan ve anlayıştan yoksun
Türk anlamına gelmektedir. Uzun zamandan bu yana Türkiye2nin kurulmasından
sonrasında Türk teriminin Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde dikkat edilmesi gereken bir şekilde
vurgulandığı ve topluma kendisinin kim bulunduğunu anlaması için birden çok çaba
gösterilmiştir. Bunun en büyük sebebi olarak ise Osmanlı’nın nihayet dönemlerinde
Türklerin Osmanlı’da diğeri veya bir yabancı şeklinde görülmesi ilişkili olduğu
öne sürülmüştür. Osmanlı Sarayında ve Osmanlı sarayına yakın edebiyatçılarda
görülen Etrak-ı bi algı kısaca ‘Anlayıştan yoksun’ olarak görülen kesim göçebe
ve yerleşik yaşam ile bağları sıska olan Türkmenler için kullanılan bir tabirdir.
Bilhassa yoksul, fukara ve kırsal yörede yaşayan ve Osmanlı’yı yönetenlere nazaran, ne
saraya ne de imparatorluğa bir yarar sağlamış olduğu kabul edilen kesimler için de
kullandığı da düşünülmektedir.
Osmanlı’da Türklük terimi
Osmanlı’da bu algıya haiz olan kesimin yöneten ekibinin
görüş açısı bulunduğunu sözcüklerle ifade etmek yanlış olmaz. çünkü her imparatorlukta yöneten
kadronun yönetilene karşı bakışı umumi hatları ile kendilerinin her şeyi daha
iyi bilmiş olduğu, yönetilenlerin ise hiçbir şeyden anlamadığı düşüncesi üzerinedir.
Hatta bunun daha ileri bir boyutu olarak yönetilen kesimin her şeyi bilmemesi
gerektiği fikri de bulunur. Buna litaratürde obskürantizm kısaca
aydınlanmanın karşıtı, karanlık, kitlelerin bilgilenmesini engellemek
düşüncesidir. Osmanlı’nın da bir imparatorluk bulunduğunu ve seçkin kadrolarında
zenginlik içinde yaşarken, kırsalda yaşayan köy halkını hor görmesi
anlayışının var olduğu açıktır.
Etrak-ı bi algı deyimi ve Obskürantizm
Bu anlayış Osmanlı’da ezelden beri mevcud bir inanç değildi. çünkü yükselen bir imparatorluk devamlı milleti ile beraber yükselir. Osmanlı’nın da bu bakımdan yükseliş hatta duraklama dönemine kadar hor gören bir anlayışının kuvvetli olmadığını söylememiz mümkündür. Osmanlı, yükselirken bu kof anlayışın daha derini Avrupa’da vardı. Skolastik fikrin temelinde yatan neden de kuşkusuz feodal beylerin yönetilenlerden habersiz kalması ve kuvveti koruma refleksi ile direkt ilintilidir. Roma İmparatorluğu yıkıldıktan sonrasında Latince eğitimin yalnız papalıkta ve din adamlarında olması da Papalığın enerjisini senelerce müdafaasını elde etmiş, İncil’in her insanın okuyabileceği bir dile çevrilmesi ile bu kuvvet süre içinde yerle bir olmuştur.

Etrak-ı bi algı’a benzemekte negatif deyimler
Osmanlı’nın nihayet dönemdeki edebiyatının da halka yönelik
değil de saraya yönelik olması şaşırtıcı olmasa gerektir. Osmanlı’da seşkin
okullarda Fransızca eğitim müşahade etmek mühim bir kalite olarak sayılmaktaydı.
Elbet ki bu eğitimi alan kesim kırsalda yaşayanlar değildi. Aslına bakılırsa
sarayın ağdalı ve anlaşılmaz dilini obskürantimz ile bağdaştırabiliriz. Farsça,
Arapça ve Fransızca karşımı Osmanlıca dilinin de mahalli halkın değil saray dili
olması da bu nedenledir. Osmanlı’yı halkından koparan ve Ermeni, Rum ve Yahudi
azınlıkların zenginleştiği, sanat yaptığı süreçte normal olarak anlayıştan
uzaklaştırılan kesim Türkler olmuştur. Kim bilir bu nedenledir ki Osmanlı’da
Türk vurgusu önemsiz bir detaydı. Etrak- bi algı şeklinde rus-i menhus,(Uğursuz
Rus) engurus-i binamus, (Namussuz Macar)
laz-ı kaz (kaz akılı laz) ve kürd-i bi merd (Namert Kürt) şeklinde kalıplar da
vardı. Bu halklara negatif kavramlar atfedilirken Araplara mukaddes soy anlamına
gelen ‘Nim seyyid’ denirken, Ermeniler için ise ‘Ulus-i Sadıka’ deniliyordu.
Cumhuriyet ile beraber gelen Türklük ve yurt bilinci
Mustafa Kemal Mustafa Kemal Atatürk de gençliğinde Osmanlı’da mevcud bu anlayıştan oldukca rahatsızdı. Namık Kemal ile başlamış olan Yurt ve Türklük anlayışından etkilenen Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyeti de bu değerler üstüne inşa etmenin önemini görmüş ve uygulamıştır. gün itibariyle ülkemizdeki Türk ve Türklük bilincinin sağlanmasına ve Araplardan değişik bir cemiyet olduğumuzu tekrardan Cumhuriyet döneminde milletçe hatırlamamızla ilgilidir.
Buna benzemekte dört gözle beklenen mevzular için Meraklıların Zamanı kategorimize göz atabilirsiniz.
