Christopher Nolan’ın ‘Noluyo Lan?’ Dedirten Beyin Yakan Filmi; “Tenet” | İnceleme

· Yazar: Hüseyin caliskan

Christopher Nolan’ın ‘Noluyo Lan?’ Dedirten Beyin Yakan Filmi; “Tenet” | İnceleme

Uzun süredir Beynimi Yaksın kategorime bir film ekleyememenin üzüntüsü içindeydim. Amma ve lakin Nolan imzalı “Tenet“, bu sorunumu çözdü ve beyin yakan filmler listelerimde şimdiden yerini almayı başardı. Her yerde “Tenet filmi konusunu anlayan var mı?” şeklinde sorular görüp, “Tenet filmi araştırma” başlığı adı altında gereğinden fazla karışık, yazanın bile anlamadan yazdığı analizler görünce kolları sıvadım ve size kısa ve öz cümleler ile Tenet filmi analizi hazır hale getirmek istedim. 

Beyin Yakan Film Tavsiyeleri! ►

Hadi gelin şimdi nihayet zamanların en karışık, en baş yoran, en beyin yakan filmi Tenet‘in mevzusuna, ifade etmek istediğine bir görelim ve kafanızda çeşitli taşların yerine oturmasını sağlayalım… Hadi! 

Her şeyden önce Tenet filminin mevzusuna şu şekilde bir görelim

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Filmin karışık mevzusunu en basite indirgersek ortaya; mavi gezegeni büyük bir tehlikeden kurtarmaya işçi bir organizasyon ve bir kahraman çıkıyor. Casusumuz kendisine yardım edenlerle de beraber kötü karakteri durdurmaya ve gezegeni kurtarmaya çalışmakta. Doğal olarak vaka bu kadar rahat ilerlemiyor ve dönemin hem ileriye aynı zamanda geriye akması benzer biçimde birden çok beyin yakan teferruat da vakaya iç olabilmektedir. 

Bundan sonrası SPOİLER, izledikten sonrasında kafanızdaki sual işaretlerini birazcık olsun gidermek için buraya uğrayın…

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Kemerlerinizi bağlayın, Christopher Nolan’ın hayatına doğru yola çıkıyoruz!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Nolan bu filmin en gerekli almış olduğu “ters yöne akan süre” fikrini 20 senedir düşünüyormuş. Bunu Tenet’in senaryosuna dönüştürmesi de 4-5 yılını almış. E durum bu şekilde olunca, ortaya da bu içinden çıkılamayacak benzer biçimde görünen, beyin yakan film çıkıyor. 

Her şey insan evladının gezegeni tüketmesiyle başlıyor…

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Gelecekteki insanoğlu, bitip tükenmek suretiyle olan gezegeni yardımcı olmak için hiçbir şey yapamayınca (Interstellar filmindeki gezegeni kurtaramayınca uzayda yeni arayışlara duhul etmek benzer biçimde düşünebilirsiniz) zamanı art almayı keşfetmişler. Dikkat edin zamanda geriye terk etmek değil, zamanı geriye alabilmek diyorum. Doğrusu zamanı geriye alarak, gezegeni asla kirlenmemiş, tüketilmemiş, el değmemiş haline ulaştırmak istiyorlar. Bunu da zamanı geriye alarak gittikleri bölgelere “evriltilmiş” adı verilen, ters yöne devinim eden şeyleri bırakıyorlar ki onlarla karşılaşan kimseler bunların gelecekten geldiğini düşünüp mümkün bulunduğunu anlayabilsin. Filmimizin kahramanı laboratuvarda evriltilmiş kurşun ile ilk tanıştığında ilim hanımının ona “Bu tarz şeyleri kimin yaptığını bilmiyoruz, bizlere gelecekten gönderiliyor” söylediğini hatırlayın. 

Peki kötü karakterimiz Sator bu olayın ne tarafında?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Yukarıda bahsettiğim ve sonu gelen gezegende yaşamaya işçi gelecekteki kimseler gönderdikleri mesajla süre makinesi yaratılması görevini Sator’a veriyorlar. Filmimizde Sator’un Plütonyum ararken bulmuş olduğu mesajı hatırlayın. Doğrusu aslen o günkü kuşak de hayatta kalmaya çalışmakta, zamanı geriye almaya işçi ati kuşak de. İşte filmimizde de tam olarak bunu mevzu, bahis alan bir diyalog geçiyor. İsmi söylenmeyen başrolümüz “Her önüne gelen kendi nesli için mücade verir” diyor, Sator da yanıt olarak şunu söylüyor; “Onlar da tam olarak bunu yapıyor…” doğrusu buradan da anlayacağınız benzer biçimde aslen filmimizde fena bir yan yok. Her önüne gelen kendi dünyasını kurtarma ardında lakin Sator, gelecektekilerin adamı konumundan gezegenimizin sonunu getiren aynı zamanda kafasına gore istediği süre getirebilen bir adama dönüşünce fena yan ortaya çıkmış olabilmektedir. 

Geçmişe gidip dedenizi öldürseniz anne-babanız ve bundan dolayı siz de asla doğmamış olmuş olursunuz, peki o süre dedenizi kim öldürdü?

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

İşte film “Büyükbaba Paradoksu” olarak herkesçe malum olan bu ünlü paradoksa da değiniyor. Aslına bakarsak bütün film bu mantığın üstüne kurulu bile demek mümkün. Hatta filmimizde bu paradoks sonrasında gelecektekilerin gezegeni kurtarma planı için “E bizi yok ederlerse onlar da yok olmaz mı?” diye soruluyor, Neil karakteri ise “Yok o işler pek öyleki değil” benzer biçimde bir yanıt veriyor. 

Gelelim benim düşüncelerime…

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Aslına bakarsak hep düşündüğüm bir mevzudu bu; Her insanoğlunun 3 değişik boyutu olabilir mi? Birisi geçmişteki ben, diğeri şimdi ise bu tarz şeyleri size yazan ben ve gelecekteki ben… İşte bu filmimizde birazcık olsun bu müthiş ve bir o denli da uçuk fikri somut bir halde görme fırsatı buldum. 

• Filmin en başlangıcında opera binasında Neil’ın, başrolümüzü kurtarma vakası güzeldi. Doğal olarak çantasından sarkan al ip olanakları sayesinde bunu oldukca sonrasında anlasak da, meğer daha ilk 5 dakikada filmin oldukca sonralarına tanık olmuşuz. Bu hakikaten müthişti. 

• Sator’un eşi Kat, “Tekneden suya atlayan bir karı gördüm, özgürlüğünü kıskandım” diyordu lakin filmin 2. yarısında o kadının kendisi bulunduğunu öğrendik. Bu da oldukca beyin açıcı bir ayrıntıydı. 

• Neil, adamımızın vazife başlangıcında alkol almadığını bilerek ona rejim kola söylüyordu, bu sebeple Neil gelecekten geriye doğru geliyor, başrolümüz ise ileriye gidiyordu. Doğrusu Neil, adamımızla senelerdir tanışıyordu hatta bir yerde de başrolümüze “Beni sen işe aldın” diyor. Bu da her şeyi açıklıyor. 

• nihayet hücum sahnesinde helikopterlerin geriye gidip, takımlardan birinin geriye ötekinin ise ileriye devinim etmesi müthiş, binanın patlama sahnesi ise olağanüstüydü diyebilirim. O sahneyi izledikten sonrasında işte beyazperde bu şekilde olmalı diye dahil geçirdiğimi bile söyleyebilirim… 

• Anında geriye ışınlanmak ve laps! diye her şeyi sıfırlamaktansa yavaş yavaş geriye sarma fikri acaip hoşuma gitti. Bu deli fikri, silaha art giren kurşunları, teybin geriye sarılması benzer biçimde terse dönen bilgileri nasıl evvelinden böylesine net izlememişiz ki? Her şeyi geçseniz bile yalnız bu deli fikri için bu film onlarca kere izlenir. 

En deli fikrimi en sona bıraktım; Sator, gelecekteki başrolümüz için çalışmakta olabilir. Adamımız ileriye gidiyor neticede, hemen hemen ileride neler bulunduğunu, olacağını bilmiyor Neil benzer biçimde. Hatta filmin tam ortalarında Sator başrolümüzü kendisini izlerken yakalatıyor ve başrolümüze Tenet ekibinin kendi aralarında dostu düşmanı arasını ayırmak için kullandığı “Alacakaranlık bir gezegende yaşıyoruz” cümlesini söylüyor, onu zarflıyor lakin adamımız “O da ne? (Ozan) Whitman’dan bir mısra mi?” diye yanıt veriyor. Aslına bakarsak burada o cümleye cevaben “Gün batarken dostun yoktur” demesi gerekiyordu… Doğrusu benimki nacizane bir düşünce doğal olarak. 

Ayrıca filmin adı, hatta Sator ve Opera sözcükleri bile öylesine seçilmiş şeyler değil!

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Gördüğünüz bu şey Latin Palindromu ya da Sator Kareleri olarak geçiyor. Vasfı ise hem sağdan sola, hem soldan sağa, hem yukarıdan aşağıya, aynı zamanda aşağıdan yukarıya okunabiliyor olması. Hepsinde benzer kelimeler çıkıyor. İşte deli adamımız Nolan da filmin mevzusuyla da uyum gösteren olduğundan dolayı filmin adını ve içindeki mevzu, bahis ile adları bu şekilde yerlerden esin alarak kullanmış, bunu da görün istedim.  

SONUÇ: Bence film hakikaten ince elenip sık dokulmuş başarıya ulaşmış bir yapım. Nolan aslına bakarsan hem filmden evvel, aynı zamanda filmimizde bol miktarda “Oldukca takılma, hisset” benzer biçimde şeyler söylüyor seyirciye. Karakterlerin geri planlarına bakma diyor doğrusu, kim kimdir, duyguları var mıdır, sevgi duymaya başlar mu, nereden geldi nereye gidiyor oralara pek takılma, büyük resmi gör… Latife bir yana film hakikaten 2-3 kez izlemeyi hak ediyor. Çeşitli filmler hakikaten hazmedilmesi için hakkında bir şeyler okunması ihtiyaç duyulan filmler olabilmektedir ve bence bu film de onlardan birisi… Ümit ederim buraya kadar okumuş ve kafanızdaki çeşitli sual işaretlerini kaldırmışsınızdır. 

– – – – – 

Christopher Nolan'ın 'Noluyo Lan?' Dedirten Beyin Yakan Filmi; "Tenet" | İnceleme

Modunu Seç ►

Christopher Nolan’ın ‘Noluyo Lan?’ Dedirten Beyin Yakan Filmi; “Tenet” | İnceleme

listesine yorum yap!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

The maximum upload file size: 256 MB. You can upload: image, audio, video, document, spreadsheet, interactive, text, archive, code, other. Links to YouTube, Facebook, Twitter and other services inserted in the comment text will be automatically embedded. Drop file here